Psikolojinin Tanımı

sozluk

Yeni üye
14 Haz 2019
25
9
3
Eğer bir psikologdan psikolojiyi tanımlamasını isteyecek olursanız, büyük bir olasılıkla, genellikle kabul edilen şu tanımı verecektir: “Psikoloji insan ve hayvan davranışlarını inceleyen bir bilimdir”. Bu tanımı duyan psikoloji eğitimi görmemiş bir kişinin tanımda geçen şu üç sözcüğü hayretle karşılaması beklenebilir: “bilim”, “hayvan” ve “davranış”. Kişi “Psikoloji gerçekten bir bilim midir?” diye sorabilir. “Neden 'zihin', 'düşünceler' veya 'duygular' değil de 'davranış'? Ayrıca niçin ‘hayvan’ davranışı? Hayvan davranışlarının psikolojiyle ne ilişkisi olabilir?” Geliniz “bilim” ile başlayarak bu üç sözcük üzerinde ayrı ayrı duralım. Bilim sistematik bilgiler bütünüdür. Bu bilgiler, olayların titizce gözlenmesi, ölçülmesi yoluyla, bazen de bilim adamının düzenlediği deneyler aracılığıyla toplanır. Gözlenen olaylar, betimleyici (descriptive) ve yordayıcı (predictive) genel kanunların veya ilkelerin ortaya konulmasıyla sistematik hale getirilir.
Sanat, bilimden eğitim, uygulama ve özel yaşantı yoluyla kazanılan bir beceri, bir şeyler yapma hüneri olmasıyla ayrılır. Bu tanımlara göre psikoloji hem bir sanat hem de bilimdir. Psikolojinin sanat ve bilim şeklinde ikiye bölünmesi, alanın kaynaşmış bir bütün olmasını güçleştirir. Örneğin, davranışlarımızı kontrol eden beyin hücrelerimiz üzerindeki araştırmalar, yani bilimsel yön ile insanlarda renklere karşı duyarlık duygularının geliştirilmesiyle uğraşan sanat yönü arasındaki uçurum oldukça geniştir. Özel yaşantılar sonucu gelişen bir beceri olarak sanatın bazı yönlerinin kitaplardan ve sınıf çalışmalarından öğrenilmesi güçtür. Ayrıca, psikoloji sanatı tıpta ve mühendislikte olduğu gibi, belki de konunun bilimsel temeline iyice hakim olunmasıyla en iyi şekilde gelişebilir. Bu nedenle bu ilk psikoloji dersinizde bilimi temel alacağız. İnsan davranışına ilişkin bilimsel birikimimizin daha fazla olmasını isterdik. Şimdiki durumda, bazı alanlarda ilkel gözlemlere ve akıllıca tahminlere dayanmak durumundayız; diğer alanlarda ise gerçekleştirilen bilimsel çalışmalar kontrol ve genelleme açısından henüz arzu edilen düzeyden çok uzaktır. Yine de birçok araştırmacının son yüzyıldaki uğraşlarının ortaya koyduğu bilgiler bütünü ve bilimsel ilkeler, davranışı anlamak için geçerli bir temel gibi gözükmektedir. Bu nedenlerle buradaki psikoloji tanımımızda bilim vurgulanmaktadır.



Şimdi “davranış” sözcüğünü ele alalım. Elli yıl önce, davranışçılık okulunun heyecanlı günlerinde, “davranış” sözcüğü (konuşma dahil) sadece görülebilen veya işitilebilen vücut hareketleri (konuşmayı da kapsayarak) şeklinde yorumlanıyordu. Yakın zamanlarda ise davranışın yorumu, bir kişinin yaptığı ve herhangi bir yolla ölçülebilen her şeyi kapsayacak şekilde genişletilmiştir. Sonuç olarak davranış, hisleri, tutumları ve zihinsel süreçleri, diğer bir deyişle, doğrudan gözlenemeyen tüm içsel olayları da kapsamaktadır. Çünkü insanların söyledikleri ve belirli sorunlara ve durumlara ilişkin tepkileri aracılığıyla bu tür süreçleri ölçme yolları bulunmuştur. İlerdeki bölümlerde bu tür ölçmenin birçok örneklerine rastlayacaksınız.

Ve nihayet, “hayvan” sözcüğünü ele alalım. Bilim, yalnız hemen görülebilen, pratik değeri olan olaylar veya bilgilerle sınırlanamaz. Artık hemen herkes, hatta en yararcı yaklaşımlı (pragmatic) politikacı veya işadamı bile, bilgi için bilgi edinmeye çalışmanın eninde sonunda önemli pratik değerleri olabileceğini bilmektedir. Ayrıca hayvan davranışları da insan davranışları kadar ilginç olabilir. Bu yüzden nasıl ki bir zoolog hayvanlar dünyasının tüm üyelerinin yapı ve işlevlerini inceliyorsa, psikolog da hem hayvan hem de insan davranışlarını sistematik olarak gözler.

Bunun yanı sıra hayvan davranışlarını incelemenin aynı derecede önemli başka bir nedeni daha vardır. Hayvan ve insan davranışları arasında birçok benzerlikler vardır. Hatta hayvanlar ya doğal olarak ya da laboratuarda, öğretildikten sonra, insanların gösterdiği bazı davranışları basit şekilde yapabilirler. Bu nedenle hayvan davranışlarının incelenmesi psikoloğun insan davranışlarını anlamasına yardımcı olur. İnsanlarla yapamayacağımız birçok önemli deneyleri hayvanlarla yapabiliriz, çünkü insanlara kobaymış gibi davranılamaz.

Ancak eğer sonuçlar insanlara uygulanacaksa, hayvan deneylerinin çok dikkatli yorumlanması gerekir. İnsanlarla diğer hayvanlar arasında benzerlikler yanında, birçok davranış farkları da vardır. Bu nedenle, hayvan davranışlarının ayrıntılarının insan davranışlarına her zaman uygulanabileceğinden emin olamayız. Buna karşın, hayvanlarla yapılan çalışmalarda geliştirilen temel ilkeler çoğu kez insanlara genellenebilmektedir
 
  • Beğen
Tepkiler: Leyla25 ve Fatma27