Klinik Psikoloji

sozluk

Yeni üye
14 Haz 2019
25
7
3
Klinik psikoloji en geniş uzmanlık dalıdır. Örneğin, Amerikan Psikoloji Derneği'nin (American Psychological Association) 1970'te 30,000 civarındaki üyesinin yaklaşık yüzde 29'unu klinik psikologlar oluşturuyordu. Bu uzmanlar, halk arasındaki psikolog düşüncesine en uygun düşen grubu oluşturur. Duygusal bozukluklara tanı koyarlar ve bunları psikoterapi ile tedavi ederler.

Birçok kişi bir psikolog ile psikiyatr arasındaki farkı karıştırır. Bu karıştırma anlaşılabilir, çünkü her ikisi de çoğu kez benzer işler yaparlar. Yani, psikolojik sorunları olan kişileri tedavi ederler. İkisi arasındaki en belirgin fark, klinik psikoloğun normal olarak Bilim Doktoru (Ph. D.) derecesi, psikiyatrın ise Tıp Doktoru (M. D.) derecesi olmasıdır. Bu farka göre psikoloğun tıp eğitimi yoktur ve bu yüzden tıbbi tedavi (ilaçlar, ameliyat ve benzeri terapi çeşitleri) uygulayamaz. Aynı zamanda bir tıbbi bozukluğun olması halinde hastanın bir psikiyatr tarafından görülmesi gerekir. Ayrıca bir hastayı ancak bir psikiyatr hastane bakımına ve tedavisine alabilir. Öte yandan iyi eğitildiklerinde her ikisi de aynı ustalıkla psikoterapi uygulayabilirler. Başka bir farklılık, çok açık olmasa da, psikologların araştırma alanında genellikle daha iyi eğitilmiş olmalarıdır ve edegen (active) olarak araştırma yapan psikolog sayısı çok daha fazladır.

Sokaktaki bir kişi çoğu kez psikolog ile psikoanalisti de karıştırır. Bu karıştırma da anlaşılabilir; çünkü her ikisi de benzer ilkelere göre psikoterapi uygulayabilirler. Birçok psikoanalist ve psikoanalitik yönelimli bazı psikologlar serbest çağrışım ve rüya analizi (16'ncı Bölüm'de betimlenmektedir) kullanır. Son yıllarda bazı değişikliklere uğramış olsa da, bu teknikler ilk olarak Sigmund Freud tarafından ortaya konmuştur. Freud bir tıp doktoruydu ve düşüncelerini ilk kez tıp mesleği yönünden ele almıştı. Bu nedenle kendine psikoanalist diyen birçok uygulamacının Tıp Doktoru, “psikolog” olarak anılanların ise Bilim Doktoru dereceleri vardır. Bir de her iki derecesi de olmayan ama psikoanaliz tekniğinde eğitilmiş ve uygulama yapmakta olan kişiler vardır. Bu uygulamacılara “pratisyen analistler” (lay analysts) denmektedir.

Serbest çalışan klinik psikolog sayısı göreli olarak azdır. Örneğin, telefon rehberine bakacak olursanız, orada bulacağınız psikiyatr sayısı psikolog sayısından çok daha fazladır. Ancak çeşitli hastanelerde ve halk sağlığı merkezlerinde bu durumun tersi söz konusu olabilir. Bu gibi yerlerde çoğu kez idareci olarak veya gerektiğinde tıbbi uygulama için psikiyatrlar bulunsa bile, mesleki uygulamanın ağırlığı klinik psikologların üzerindedir. Ayrıca bu gibi kurumlarda araştırmaların çoğu klinik psikologlar tarafından yapılır.
 
  • Beğen
Tepkiler: Zeynep1