266 views

BAĞIRSAKLARIMIZ NEDEN ÖNEMLİ ?

Yaşam biçimimiz doğaldan uzaklaştıkça, sağlığımız da bizden uzaklaşıyor. Bu durumdan ilk etkilenen de maalesef ki bizi yönettiği söylenen ‘’ Bağırsaklarımız’’  oluyor. Bağırsak problemleri ilk zamanlarda bel ağrısı ile kendini gösteriyor. Devam ettikçe bel düzleşmesi ve daha sonra boyun düzleşmesi gibi belirtiler gösteriyor. Belirtiler diyorum çünkü vücuttaki her problem, bir diğer problemin bir belirtisi olarak ortaya çıkar, bazen baş ağrısı olarak kendini gösterebilir. Görüntü olarak ta elbette belirtisi var. Mesela halk arasında “Göbek yapmış” diye tabir edilen durum, ciddi bir bağırsak probleminin belirtisi olabiliyor. Bunu fark edemiyoruz, çünkü halkımızın geneli aynı problemden mustarip,  bu yüzden de bu sorunları normal sanıyoruz. Bu yazımda size en önemli bağırsak problemlerinden biri olan konstipasyondan bahsetmek istiyorum.

 

Konstipasyon  (kabızlık)  maalesef ki başta nörolojik problemler olmak üzere kas iskelet sistemi, obezite, psikiyatrik problemleri de beraberinde getirmektedir. Bağırsak gerçek beyin diye bilinir ve en duygusal organdır. Duygusal değişimlerimiz çoğunlukla bağırsaklarımızla bağlantılıdır. Bağırsak problemleri obezitede de çok büyük rol oynar. Kabızlık, başta insülin direncine sebep olarak ileriye dönük diyabet riskini arttırmaktadır. Yapılan araştırmalar uzun süre kabızlık problemi yaşayan hastalarda ileriye dönük Alzeimer, MS, Parkinson gibi ciddi nörolojik hastalıkların görülme olasılığının yüksek olduğunu göstermiştir

 

Peki, neden Türkiye’de kabızlık problemi arttı? Kötü ve katkı maddeli beslenme oranı arttı. Egzersiz yapma oranı düştü. Belki en önemlisi de kontrolsüz ‘’antibiyotik ‘’ kullanımı. Maalesef ki komşusuna antibiyotik öneren, hatta antibiyotik ikram eden çok hastam oldu. Bir de kandırılarak yemek zorunda kaldığımız, hormonlu tavuk ve yumurtalarla aldığımız antibiyotikler var.  Bir diğer konu ise; tuvalette uzunca zaman geçirme problemi. Klozet kullanımı sanki bir kültür haline gelmeye başladı. Oysaki bizim kültürümüzde böyle bir şey yok. Eski usul, yani alaturka diye tabir ettiğimiz tuvaletler artık kullanılmamakta. Maalesef birçok yeni binada artık alafranga tuvaletleri görüyoruz.

 

Diz problemi olan kişilere alafranga tuvalet önerilirken, bacak kaslarının zayıflayacağı ve bağırsağının tamamen boşalmaması durumunda, dolaşımın zayıflayacağı ve eklemlerin beslenmeyeceği düşünülmüyor. Bu durum diz problemlerini daha da arttırırken, kabızlık problemini de yanında getiriyor. İşte en büyük problem ise bu nokta da başlıyor.

 

Neler yaparak kurtulabiliriz bu problemlerden? Öncelikle probiyotik içeren besinlerin tüketimi çok önemli. Eminim ’’Probiyotik ne ki?’’ dedi çoğunuz. İşte en trajikomik kısım da burası? Herkes antibiyotik nedir bilirken(!) “Yaşam İçin” anlamına gelen probiyotiği kimse bilmiyor. Probiyotik bakteriler, yararlı bakterilerdir, sindirimi kolaylaştırıcı bakterilerdir. Bu bakteriler, şalgam, ev yapımı yoğurt, turşu, kefir gibi besinlerde bol miktarda bulunmaktadır.

 

Uzmanlar tarafından uygulanan masaj da peristaltik hareketlendirmeyi yani mide-bağırsak hareketlerini arttırmaktadır. Tabi düzenli beslenme, kilo verme, egzersiz de bu problem için çok büyük önem taşımaktadır. Doğru beslenme eğitimi için lütfen uzmanlara danışınız.

 

Fizyoterapist/ Wellness Antrenörü Hülya BOZOĞLU

 

Yorumlar

yorum

Konuya benzer diğer yazılar...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir